<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>fareler oyunda</title>
	<atom:link href="http://fareleroyunda.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fareleroyunda.com</link>
	<description>bir oyun blogu. kedilerle beraber, kedilere ragmen, kedilerden saklanarak, kedileri kandırarak, kedileri oynayarak...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Apr 2012 16:49:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='fareleroyunda.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/882cc6518e903f8a8f14287734fd773f?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>fareler oyunda</title>
		<link>http://fareleroyunda.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://fareleroyunda.com/osd.xml" title="fareler oyunda" />
	<atom:link rel='hub' href='http://fareleroyunda.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Hayalet Özne</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/04/13/hayalet-ozne/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/04/13/hayalet-ozne/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 16:39:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[doruk]]></category>
		<category><![CDATA[6 nisan hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[alain badiou]]></category>
		<category><![CDATA[arap baharı]]></category>
		<category><![CDATA[özne]]></category>
		<category><![CDATA[black mirror]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci özne]]></category>
		<category><![CDATA[dilin şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[i-sketch]]></category>
		<category><![CDATA[inci sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[karl marx]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[sketchpad]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[tahrir meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=387</guid>
		<description><![CDATA[Doruk Cansev Sketchpad’i inci sözlük semalarında dolaşırken öğrendim. Yalnız değildim tabii ki, başkaları da duymuştu. Hatta ilk denemelerimde hep olay neymiş diye siteye akın eden Boz Baykuşların takıldığı odalara denk geldim. İyi de oldu, çünkü bu yazı sosyal medya ekseninde &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/04/13/hayalet-ozne/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=387&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Doruk Cansev</strong></em></p>
<p><em><strong><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/sketchpad.jpg"><img class="alignleft  wp-image-388" title="sketchpad" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/sketchpad.jpg?w=497&#038;h=256" alt="" width="497" height="256" /></a></strong></em></p>
<p><strong><em>Sketchpad</em></strong>’i inci sözlük semalarında dolaşırken öğrendim. Yalnız değildim tabii ki, başkaları da duymuştu. Hatta ilk denemelerimde hep olay neymiş diye siteye akın eden Boz Baykuşların takıldığı odalara denk geldim. İyi de oldu, çünkü bu yazı sosyal medya ekseninde ilerleyecek ve inci sözlük pek çok açıdan ilginç fikirlere gebe.</p>
<p>Oyuna dönelim. Son derece basit bir yapı çünkü Sketchpad’de yapmanız gereken hiçbir şey yok aslında. Birkaç dakikalık periyotlarla tarayıcınızda boş bir sayfa açılıyor. 50 kişiye kadar gruplarla kafanıza göre çizim yapıyorsunuz. Bir amaç veya puanlandırma sistemi yok. Kimse sizi “takip etmiyor”. Başarınız ölçülemez. Öyle ki oyun tamamen anonimliğe dayalı bir sisteme sahip olduğu için çizime katılmanız bile gerekmiyor. Yani aslında <strong><em>“hiçbir şey olmuyor”.</em></strong> Dilerseniz oturup yalnızca dakikalar boyu başkalarına ait karalamaları izleyebilirsiniz. Kaydınız tutulmuyor. Üslupta ısrarlı olunmadığı sürece tamamen hayalet bir özne&#8230; Katılacağı anı kendisi belirliyor, onu dürtebilecek hiçbir şey yok, çünkü dediğim gibi, aslında zaten hiçbir şey olmuyor. <strong>Kısaca Sketchpad tepkiselliği bir adım gerileterek temsili merkezsizleştiriyor</strong>. Ama bir dakika, bu hayalet özne fazlasıyla asosyal olmadı mı şimdi? Derdimiz sosyal medyaydı.</p>
<p><span id="more-387"></span><strong><em><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/i-sketch.jpg"><img class="alignleft  wp-image-392" title="i-sketch" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/i-sketch.jpg?w=327&#038;h=327" alt="" width="327" height="327" /></a>Sketchpad</em></strong>’e oldukça benzeyen bir oyun burada yardımıma koşuyor. Sanırım yıllar önce denk gelmiştim. Hakkında onca laf ettiğime bakmayın, Sketchpad’de kısa sürede sıkılınca işte <em><strong>i-Sketch</strong></em>’i hatırlayıverdim. 10 turluk partiler halinde oynanıyor bu da. Oyuncular tabu mantığıyla çizilen sözcüğü tahmin etmeye çalışıyor, malum, içlerinden biri de sıra geldikçe verilen sözcüğü kurallar dahilinde anlatma derdinde. Çizmek, burada konuşmanın karşılığı. Tahmin etmekse edindiğim izlenimce biraz daha can sıkıcı sanki, oyun tecrübesi anlamında iğdiş edici. Aşağıya fazladan bir chat-box konulması sabırsızca tahmin sıralayanların aslında sustuğunu kanıtlıyor. Benim asıl ilgimi çeken nokta Sketchpad’in aksine bütün oyuncuların tek bir çizime yoğunlaşmış olması oldu (Buna “gündem” diyelim mi?). Böylece her turun kendi heyecanı olması gerekirken aşırı konsantrasyon, olayı bitmeyen bir tekrara çeviriyor. <strong>Aslında serbest piyasadaki o meşhur tercih özgürlüğünü anımsatan bir yanılsama söz konusu</strong>. Bu oyuna da çok uzun süre dayanamadım dolayısıyla.</p>
<p>Sosyal medya üstüneyse söylenecek elbette çok şey var. Akademide durum nasıldır bilmiyorum açıkçası. Başka mecralarda denk geldiğim tartışmalar oldukça sığ ve bir türlü sonlanmayan öncüllerle sürdürülüyordu. Arap Baharı’nda twitter ve facebook’un rolü iyi bir örnek, bu konu üstüne tavuk-yumurta muhabbetinden ibaret çok laf duydum<strong><em>. Sosyal medyanın ortaya çıkardığı özneyi ele almadan da pek bir yere varılamayacağına inanıyorum</em></strong>.</p>
<p>Bu özne bir yanıyla fazlasıyla anonim. Sonuçta kim olduğu hakkında pek de fikrinizin olmadığı onlarca kişinin, hashtag mantığıyla kümelenmiş yorumlarını izleyebiliyorsunuz. Tabii ki temsili ismi ve resmi var bu öznenin, ama kendisini pek bulamıyoruz. Sunduğundan fazlası değil. Bu haliyle de sadece olaya (Burada <em>Badiocu Olay</em>’ı daha sonra ele almak üzere günlük kullanımdan ayırıyorum.) dahil olduğu kadarıyla tanıyoruz onu. Ne düşündüğünü biliyoruz, ama “kimin” düşündüğü sorusu yanıtsız. Hepsini toplarsak anonim haliyle sayısız tanıklıktan bahsettiğimiz anlaşılır. Televizyonların can çekişircesine olabildiğince fazla yoruma yer vererek yetişmeye çalıştığı yeni bir tarih yazımı. Ne demişti Kemal Paşa, “Artık İstanbul Anadolu`ya hâkim değil, tâbi olmak mecburiyetindedir.&#8221; (Üstelik televizyonların bu seçme işleme göründüğü kadar masum da sayılmaz, doğası itibariyle sosyal medyaya yabancı sansür bu yansıtmayı gülünçleştiriyor. Ama televizyonun ölümünü ilan etmek için biraz erken sanırım.) Şurası açık, bu yeni özne artık edilgen konumunu kabul etmiyor. İzleyicisi olacak, kabul ama istediğinde olaya dahil olmayı artık en doğal hakkı görüyor. İşte o müdahale yöntemi bizim için iyi bir ipucu olabilir.</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/facebook-revolution.jpg"><img title="facebook-revolution" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/facebook-revolution.jpg?w=480&#038;h=320" alt="" width="480" height="320" /></a></p>
<p><strong><em>Sosyal medyada bir hayalet kol geziyor gezmesine ama bu, komünizmin ya da başka bir fikrin hayaleti değil. Dağılmış, yersiz-yurtsuzlaştırılmış bir hayalet</em></strong>. Mübarek devrilene kadar -ve aslında devrilikten sonra da nispeten- tanık olduğumuz karmaşadan bahsediyorum. Bir süreliğine –tam manasıyla- her şeyi bir kenara bırakarak yoğunlaşıyor bu fedakar özne,<strong> bu haliyle devrimci, en az # sembolü kadar hem de</strong>! Ama nihayetinde bir bütünlükten bahsedilemiyor. Bu özne saçılmıştır. Kamuoyunun ta kendisiymiş gibi görünmesine rağmen yine kamuoyunu samimiyetine bir türlü ikna edemez, müteakiben ondan sürekli olarak “hakiki niyetlerini” kanıtlanması beklenir.</p>
<p>(Bir sürü parantez açmak zorunda kalmamak için girdiğim yolu dillendirmem gerekiyor. Bir çeşit şizopolitika içinde kaybolmayı tercih ettim. Şu an özne olarak ele aldığım kolektif bir kimlik. Özellikle avatar ekseninde tartışılması gereken kişisel özne’yi bir süreliğine askıya almak zorundayım, daha az politik olduğundan değil. Küresel görünen bir manzarayı ele aldığım için parantez öncesi son cümle bile açıklama gerektiriyor. Tahrir Meydanı’ndaki kamuoyu ile BBC ekranına twit’ler aracılığıyla yansıtılan yorum sahipleri artık ayrılamaz bir kimlikte buluşmuş durumda, değerlendirmeyi kimin ağzından yaptığımız eskisinden büyük önem taşıyor. Dolayısıyla hâlâ tek bir kamuoyundan bahsedebiliriz, biraz deliliği göze aldığımız sürece.)</p>
<p>Bu kuşkunun kaynağı üstüne düşünelim. Devrimci özneyi bugüne dek en temiz kodlayan yine Marx’ın kendisi olmuştu belki. “Filozoflar bugüne dek dünyayı yorumlamakla yetindiler, aslolan onu değiştirmektir&#8221; <strong>Marx’ı klişeler üstünden tartışmak sığlığa mahkum bir tavır olmasına rağmen derdimiz haliyle sosyal medya olduğu için bu cümlenin baş aşağı durduğunu iddia edersem çok da cüretkar görünmem umarım</strong>. Çünkü Twitter (Twit atan kişi anlamında kullanıyorum, özne özne demekten gına geldi. İsimlendirme olanaklarını değerlendirmeli&#8230;) yorumlamayı gericilik olarak görmüyor besbelli, haklı da olabilir. Önermeyi ayakları üstüne oturtmayı deneyebilir.</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/6-april-logo1.jpg"><img class="alignleft  wp-image-389" title="6-april-logo1" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/6-april-logo1.jpg?w=312&#038;h=292" alt="" width="312" height="292" /></a>İkisine de pek ısınamadım ya, şartların olgunlaşması edebiyatı kadar yaygın bir muhabbet de kıvılcımdan dem vurur. Bahsettiğim bu Twitter’ın Mohamed Bouazizi’nin müthiş rolünde gözü mü var da böyle konuşuyorum peki? 6 Nisan Gençlik Hareketi&#8230; Yine bir “gündem” etrafında toplanmışlardı. 2009 yılında, bir grevi desteklemek için oluşturulan Mısır kökenli bir Facebook grubu. Wikipedia şahitliğinde grubun o dönemde 70.000 üyesi olduğunu iddia ediyorum, az önce baktığımda 2000 küsur kullanıcısı vardı. Arap Baharı’nda dinamik genç kitlenin oynadığı rol düşünüldüğünde sosyal medyada oturduğu yerden yorum yapmanın abartılmak bir yana ciddi bir irade oluşumuna, bir güç istencine dönüşebildiğini anlıyoruz.</p>
<p><strong><em>Black Mirror</em></strong>’ı duymuşsunuzdur. Üç bölümlük bir Britanya dizisi. Sosyal medyadan simülasyona doğru keskin bir çizgi ve mizah anlayışıyla karamsar sayılabilecek bir portre çiziyor. Hakkında uzun uzun konuşulmalı belki fakat bir nokta, özellikle bu twitter-öznenin (Şimdi de sıfat fiil oldu, sonu hayrolsun bari!) “tehlikeli” olabildiğini gösteriyor. Hatta bu <a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/black-mirror.jpg"><img class="alignleft" title="black-mirror" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/black-mirror.jpg?w=307&#038;h=253" alt="" width="307" height="253" /></a>  özne, terörist. Şöyle: The National Anthem isimli ilk bölümde bir domuzla canlı yayında seks yapması gereken İngiltere başbakanı anlatılıyor. Kara mizahla dolu bölümün en insani sayılabilecek sahnelerinden birinde başbakanın eşini “gündem” hakkındaki twit’leri dehşetle karıştırırken izliyoruz. <strong>Asıl tehdit o zaman anlaşılıyor, zira olayın kendisinden çok hakkındaki yorumlar terörü yaratıyo</strong>r. İzleyiciler bu örnekte eylemin asıl faillerinden daha baskın, daha tehditkar.</p>
<p><strong>İnsanlar sokağa, Tahrir Meydanı’na çıkmasa rejim devrilmeyecekti muhtemelen. Olmayan bir şeye de “Olay” diyemeyiz.</strong> Fakat Olay’ların değerlendirilmesi gerekiyor. Yunanistan, İspanya, Wall Street derken aktivizmin “top trend” olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bunların hangisi sürdürmeye değer, nereden ne çıkartabiliriz, bence önümüzdeki en önemli sorulardan bazıları bunlar. <strong>Eylemin zamanı ile sosyal medyanın zamanı sahiden birbirine uyuyor mu, aralarındaki bir simetriden bahsedebilir miyiz; bu da başka bir mesele</strong>.</p>
<p>İçinden çıkamadığım son bir problem daha var. Okan Bayülgen’in bir programı sırasında fark ettim bunu da. İşitme engelliler için yaptırdığı çeviri çok önemli bir sosyal işlev görmesinin yanında bize de bir şey anlatıyor: Dilin şiddeti, işaretleri kullandığında kendisini en açık şekilde gerçekleştirebiliyor. Vurmaktan bahsetmek ile onu işitme engelliler için olan alfabede göstermek aynı etkiye sahip değil. Beni sorgulamaya çağıran, sketchpad oynarken karşılaştığım eğlenceli inci sözlük üyeleri oldu. <em><strong>ccc</strong></em> ve<em><strong> Boz Baykuş</strong></em> geyiği aslında sembollerin içini boşaltan bir deneyim değil mi? İnci sözlük bunlar çevresinde toplanıp organize olabiliyor, eylem düzenliyor, hatta seçimlere katılıyor. Peki bunlar ciddiye alınmak için mi? Hiç sanmıyorum. İnci, bana kalırsa herkesi alaya alıyor. 6 Nisan bayrağındaki yumruk da dahil her sembol yarattığımız anda bu fenomeni hatırlasak fena olmaz.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/387/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/387/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=387&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/04/13/hayalet-ozne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/sketchpad.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sketchpad</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/i-sketch.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">i-sketch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/facebook-revolution.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">facebook-revolution</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/6-april-logo1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">6-april-logo1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/04/black-mirror.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">black-mirror</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>soyu tükenen uçan bizonların tarihselliği üzerine, agamben&#8217;den geliyor.</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/03/19/soyu-tukenen-ucan-bizonlarin-tarihselligi-uzerine-agambenden-geliyor/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/03/19/soyu-tukenen-ucan-bizonlarin-tarihselligi-uzerine-agambenden-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 12:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[avatar: the last airbender]]></category>
		<category><![CDATA[appa]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[giorgio agamben]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Everything which is old, independent of its sacred origins, is liable to become a toy. What is more, the same appropriation and transformation in play (the same illusion, one could say, restoring to the word its etymological meaning, from in-ludere) &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/03/19/soyu-tukenen-ucan-bizonlarin-tarihselligi-uzerine-agambenden-geliyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=380&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Everything which is old, independent of its sacred origins, is liable to become a toy. What is more, the same appropriation and transformation in play (the same illusion, one could say, restoring to the word its etymological meaning, from in-ludere) can be achieved &#8212; for example, by means of miniaturization –in relation to objects which still belong in the sphere of use: a car, a pistol, an electric cooler are at once transformed into toys, thanks to miniaturization. But what, then, is the essence of the toy?</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2012-03-13-21-26-18.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-381" title="SAMSUNG" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2012-03-13-21-26-18.jpg?w=584&#038;h=438" alt="" width="584" height="438" /></a></p>
<p><span id="more-380"></span>The essential character of the toy – the only one, on reflection, that can distinguish it from other objects – is something quite singular, which can be grasped only in the temporal dimension of ‘once upon a time’ and a ‘no more’ (presupposing, however, as the example of the miniature demonstrates, that this ‘once upon a time’ and this ‘no more&#8217; be understood not only in a diachronic sense, but also in a synchronic sense). The toy is what belonged –once, no longer- to the realm of the sacred or the practical –economic. but if this is true, the essence of the toy (that ‘soul of the toy’ which, Baudelaire tells us, is what babies vainly seek to grasp when they fidget with their toys, shake them, throw them on the ground, pull them apart and finally reduce them to shreds) is, then, an eminently historical thing: indeed it is, so to speak, the Historical in its pure state.<strong><em> For in the toy, as in no other site, can we grasp the temporality of history in its pure differential and qualitative volume…. The toy is materialization of the historicity contained in objects, extracting it by means of a particular manipulation.</em></strong></p>
<p>(giorgio agamben, infancy and history: essays on the destruction of the experience)<!--[if gte mso 9]&gt;--></p>
<p><!--[if gte mso 9]&gt;--></p></blockquote>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/380/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=380&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/03/19/soyu-tukenen-ucan-bizonlarin-tarihselligi-uzerine-agambenden-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2012-03-13-21-26-18.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">SAMSUNG</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>içinizdeki fareyi keşfetmek istemez misiniz?</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/03/09/icinizdeki-fareyi-kesfetmek-istemez-misiniz/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/03/09/icinizdeki-fareyi-kesfetmek-istemez-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2012 16:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[fareler]]></category>
		<category><![CDATA[fareler oyunda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[fareler olarak kedinin uzakta olduğunu umup da oynamaya başlayalı 6 aydan fazla oldu. hâlâ oldukça yeni, hâlâ fazlasıyla tecrübesiz, hâlâ tam oturmamış hissediyoruz kendimizi. oyun oynamanın &#8216;doğası&#8217;na vurgu yapıp romantikleştirmeye çalışmayacağım bu durumu &#8211; onun yeri başka. birçok laf edildi &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/03/09/icinizdeki-fareyi-kesfetmek-istemez-misiniz/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=376&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>fareler olarak kedinin uzakta olduğunu umup da oynamaya başlayalı 6 aydan fazla oldu. hâlâ oldukça yeni, hâlâ fazlasıyla tecrübesiz, hâlâ tam oturmamış hissediyoruz kendimizi. oyun oynamanın &#8216;doğası&#8217;na vurgu yapıp romantikleştirmeye çalışmayacağım bu durumu &#8211; onun yeri başka. birçok laf edildi burada, oyunlar hakkında, oyunlar üstüne. ama hâlâ başlangıçta koyulan hedeflere ulaşıldığı söylenemez. oyun hikâyeleri anlatılmadı örneğin yeterince; oyun deneyimi üzerine çok şey söylendi genel olarak ama tekil oyunların deneyimi üzerine eleştiriler sınırlı kaldı. alternatif ve eleştirel bir oyun mecrası olma iddiası, bunları zorunlu kılıyor oysa. bir oyun dergisine, oyun darlığı olduğu aylarda tek tük girebilecek türden &#8220;oyunlar üzerine&#8221; yazılar da önemli, ama daha da önemlisi, oyun dergilerine giremeyecek, oyun dergilerinin inceleme standartlarının tamamen dışında yazılara, &#8220;tutturduğunuz yol tek yol değil&#8221; diyecek yazarlara ihtiyaç var.</p>
<p>her türlü oyun hakkında, inceleme yapmayacak, eleştiri yazacak; grafik ve oynanabilirlik değil, deneyim ve hikâye aktaracak fareler arıyoruz. bize yazın.</p>
<p>fareleroyunda@gmail.com</p>
<p>oyundaki fareler adına,</p>
<p>mehmet</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/376/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=376&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/03/09/icinizdeki-fareyi-kesfetmek-istemez-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ECREA 2012 Bildiri Çağrısı</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/03/06/ecrea-2012-bildiri-cagrisi/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/03/06/ecrea-2012-bildiri-cagrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2012 09:53:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[fareler]]></category>
		<category><![CDATA[bildiri çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[call for papers]]></category>
		<category><![CDATA[ecrea 2012]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[ECREA 2012 Ön-Konferansı Dijital Oyun Deneyimi: Kullanımlar, Etkiler ve Oyun Kültürü Türkiye Özel Paneli Bildiri Çağrısı Dijital oyunlar son yıllarda biçimsel anlamda giderek çeşitlenmiş; etkileşim modelleri ve sunulan deneyimler bağlamında farklılaşmışlardır. Oyuncu reflekslerine dayalı aksiyon oyunlarından oyuncuların bir arada deneyimlediği &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/03/06/ecrea-2012-bildiri-cagrisi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=369&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p align="center"><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/1.jpg"><br />
<img title="1" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/1.jpg?w=325&#038;h=193" alt="" width="325" height="193" /></a></p>
<p align="center"><strong>ECREA 2012 Ön-Konferansı</strong></p>
<p align="center"><strong>Dijital Oyun Deneyimi: Kullanımlar, Etkiler ve Oyun Kültürü</strong></p>
<p align="center"><strong>Türkiye Özel Paneli Bildiri Çağrısı</strong></p>
<p>Dijital oyunlar son yıllarda biçimsel anlamda giderek çeşitlenmiş; etkileşim modelleri ve sunulan deneyimler bağlamında farklılaşmışlardır. Oyuncu reflekslerine dayalı aksiyon oyunlarından oyuncuların bir arada deneyimlediği rol yapma oyunlarına, partilerde toplu oynanan dans ve müzik oyunlarından gerçek mekanlarda yaşanan mobil deneyimlere uzanan çağdaş dijital oyun yelpazesi giderek belli içerikleri “aktaran” yapılar yerine birer “deneyim kaynağı” olarak görülmeye başlanmışlardır.<span id="more-369"></span></p>
<p>Dijital oyun deneyimini anlamak çağdaş iletişim bilimlerinin önemli sorunsallarından biridir. Oyun türlerinin her geçen gün artan sayısı yanında deneyimin oyuncu ve dolayımlanan içerik arasında gerçekleşmesi de bu sorunsalın kaynaklarından biri olup; çözüm arayışlarında kullanıcı, platform, (sosyal) bağlam ve genel olarak kültürün de dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.</p>
<p>Öte yandan, her ne kadar alana önemli katkılar sağlamış olsalar da, iletişim çalışmalarının ve psikolojinin geleneksel kullanım ve etki modelleri dijital oyunlara özgü özellikleri tanımlama ve haritalama noktasında yeterince etkin olamamaktadırlar. Buna karşılık, oyun çalışmaları temelli kuram ve çözümleme yöntemlerinin ise anaakım iletişim ve medya araştırmaları ile bağlantılandırılmasında zorluklar yaşanmış ve bunların dijital oyun alanının dışında kullanılabilirliği sorgulanmıştır.</p>
<p>BUG Bahçeşehir University Game Lab ve DIGRA Turkish Chapter plarformlarının akademik desteğiyle Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek “<strong>Dijital Oyun Deneyimi</strong>” başlıklı ECREA 2012 ön-konferansı bu soruna odaklanmakta ve dijital oyunların kullanımı, etkileri ve oyun kültürü üzerine önemli tartışmalar başlatmayı hedeflemektedir. Ön-konferansta; üretime yönelik araştırmalar, içerik analizi, etki ve kullanım araştırmaları, kültürel analizler ve tasarım odaklı anlayışlar gibi farklı disiplinlerden yaklaşımlar, yöntemler ve bakış açılarını içeren çalışmalar yolu ile oyun deneyimi üzerine geniş bir tartışma alanı açılabilmesi hedeflenmektedir. Ön-konferans kapsamında düzenlenecek “<strong>Türkiye Özel Paneli</strong>” ise yukarıda ele alınan başlıklar bağlamında Türkiye’de gerçekleştirilen dijital oyun konulu bilimsel çalışmaların bir arada sunulmasına imkan sağlayacak bir etkinlik olarak tasarlanmıştır. Panel, dijital oyun deneyimi ana başlığı altında; örneklemi Türkiye olmak şartı olmaksızın; başta iletişim olmak üzere farklı disiplinlerden gelen dijital oyun odaklı araştırmalara ve kuramsal çalışmalara açıktır.</p>
<p>Panel konuları (bunlarla sınırla olmamak kaydı ile) şöyledir:</p>
<ul>
<li>Gündelik yaşam ve dijital oyun kültürü</li>
<li>Dijital oyunların kullanımları</li>
<li>Dijital oyun deneyimlerinin etkileri</li>
<li>Oyuncuların nitelikleri ve deneyimleri</li>
<li>Oyun deneyimlerini tasarlamak</li>
<li>Farklı oynama biçimlerinin karşılaştırılması</li>
<li>Oyun tarafından sarılma deneyimi</li>
<li>Oyun deneyimi ve oynama motivasyonları</li>
<li>Oyun içerik analizi ve deneyim</li>
<li>Oyun deneyimi araştırmalarında metodoloji</li>
<li>Sanal dünyalarda avatarlar, özdeşleşme ve temsil</li>
<li>Özel bir oyun deneyimi olarak dijital oyunlarda sosyal etkileşim</li>
<li>Oyun deneyimine yönelik kuramsal ve ampirik yaklaşımlar</li>
</ul>
<p>Bildiri sahiplerinin 500 kelimeyi aşmayacak İngilizce özetlerini 31 Mayıs 2012 tarihine dek <a href="mailto:ecrea2012.dg.tr@gmail.com">ecrea2012.dg.tr@gmail.com</a> adresine göndermeleri gerekmektedir. Tam metinlerin gönderim tarihi ise 30 Temmuz 2012’dir. Panel dili İngilizcedir. Özet ve bildiriler APA stilinde yazılmalı, özetlerle birlikte ayrı bir sayfada aşağıdaki iletişim bilgileri gönderilmelidir.</p>
<ul>
<li>Başlık</li>
<li>Yazarın adı</li>
<li>Kurum</li>
<li>Adres</li>
<li>E-posta</li>
</ul>
<p>Panel, ECREA 2012 Dijital Oyun Deneyimi Ön-Konferansı kapsamında gerçekleştirilecektir. Açıklanacak olan ön-konferans kayıt koşulları geçerlidir.</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2.jpg"><img title="2" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2.jpg?w=227&#038;h=135" alt="" width="227" height="135" /></a></p></blockquote>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/369/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=369&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/03/06/ecrea-2012-bildiri-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/03/2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>super morrissey bros.</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/03/05/super-morrissey-bros/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/03/05/super-morrissey-bros/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 09:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[müzikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[morrissey]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlu müzikler]]></category>
		<category><![CDATA[super mario bros.]]></category>
		<category><![CDATA[the smiths]]></category>
		<category><![CDATA[this charming man]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[ali sezgin&#8217;in facebook duvarında bir arkadaşı paylaşmış, yeni facebook her şeyi herkesin gözünün dibine dibine soktuğu için ben de görmüş oldum. bu yarım referansı verdikten sonra (ve özel paylaşımları daha fazla kamusallaştırmadan), mario&#8217;nun bu pek güzel the smiths cover&#8217;ını -böyle &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/03/05/super-morrissey-bros/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=357&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ali sezgin&#8217;in facebook duvarında bir arkadaşı paylaşmış, yeni facebook her şeyi herkesin gözünün dibine dibine soktuğu için ben de görmüş oldum. bu yarım referansı verdikten sonra (ve özel paylaşımları daha fazla kamusallaştırmadan), mario&#8217;nun bu pek güzel the smiths cover&#8217;ını -böyle diyebilir miyiz?- paylaşalım. ali&#8217;ye ve arkadaşına da sevgiler.</p>
<p><iframe width="584" height="166" scrolling="no" frameborder="no" src="http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F38372163&#038;show_artwork=true&#038;maxwidth=584&#038;maxheight=600"></iframe></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/357/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/357/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=357&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/03/05/super-morrissey-bros/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Oyunlar, Görev Bilinci ve Terraria</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/02/15/oyunlar-gorev-bilinci-ve-terraria/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/02/15/oyunlar-gorev-bilinci-ve-terraria/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 11:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[bülent somay]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[ogün samast]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlarda görev bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlarda şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[terraria]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Hüseyin Güngör Bundan 2-3 sene önce Oyungezer Dergisi Bülent Somay ile ekseni oyunlar ve etkileri etrafında olan bir röportaj yapmıştı. Bu röportajda Bülent Somay oyunlarının sorunun şiddet içermeleri olmadığının üzerinde defaatle durmuştu. Tabancaların mermi yerine çiçek atmasının, kurşunun ete değdiği &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/02/15/oyunlar-gorev-bilinci-ve-terraria/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=341&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria2.jpg"><br />
</a>Hüseyin Güngör</strong></em></p>
<p><em><strong><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria2.jpg"> <img class="alignleft" title="terraria2" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria2.jpg?w=229&#038;h=172" alt="" width="229" height="172" /></a></strong></em>Bundan 2-3 sene önce <em>Oyungezer</em> Dergisi <em>Bülent Somay</em> ile ekseni oyunlar ve etkileri etrafında olan bir röportaj yapmıştı. Bu röportajda Bülent Somay oyunlarının sorunun şiddet içermeleri olmadığının üzerinde defaatle durmuştu. Tabancaların mermi yerine çiçek atmasının, kurşunun ete değdiği yerden gökkuşağının patlamasının bir şeyi değiştirmeyeceğini, oyunun şiddetle kesişiminin psikolojik etki düzleminde etkisinin şu ankinden çok da farklı olmayacağı minvalinde şeyler söylemişti. Oyunları günah keçisi olarak addedilmeye çok açık bir hedef hâline getiren şey her ne kadar oyunlardaki şiddet ögeleri olsa da, asıl sorunun arkasında yatan faktörün oyunların görev ve objektif odaklı sistemlerinin olduğundan dem vurmuştu, mevzu bahis röportajda. (Röportajın tamamı -dergide yayımlanan versiyonundan daha uzunu- için <a href="http://farelerveanlamlar.wordpress.com/2011/12/15/bulent-somayla-roportaj/">şuraya</a>) Bu yazıda, Somay&#8217;ın anlattığı görev bilinci üzerinde biraz daha durmak ve bu konuyu <em>Terraria</em> adlı oyun üzerinden tartışmak istiyorum.</p>
<p><span id="more-341"></span><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria5.jpg"><img class="alignleft  wp-image-346" title="terraria5" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria5.jpg?w=350&#038;h=245" alt="" width="350" height="245" /></a>Oyunlardaki amaç/araç meselesi, demorkaside bireylerin oylarıyla iktidar arasındaki ilişki gibi biraz. Sistemin temeli gibi gözüken bireysel oy mekanizması, sistemin tepesinden idare edilen, iktidarın aracı haline gelmiş bir mekanizmaya düşünüyor. Siyasal sistem, kendi kendini gerçekleştirmekten başka bir amacı olmayan, tamamen araç haline gelmiş bir varlık halini alıyor.</p>
<p>Sanatın insanın tarihsel gelişimini nasıl etkilediğini, bugün olduğumuz varlık olmamızda genelde sanatın, özelde her bir dalının nasıl bir etkiye sahip olduğunu tartmak hayli zor. Fakat, en sığ şekilde etkisinin olduğunu söylemek mümkün. Kendimizi dışkımızdan soyutlamamız da, moda sektörünü ortaya çıkarmamız da, binaların her birini farklı bir şekilde dikmemizin arkasında hep bu etki yatıyor bana kalırsa. Kendimizi bir güzel etrafında şekillendiriyoruz ve bu yarattığımız güzel akabinde bizi şekillendiriyor, hem fiziksel, hem de psikolojik olarak. Oyunun sanat olup olmadığı tartışması bir kenara, oyunların da benzer bir etkiyle insanların şekillenmesinde önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz.</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria4.jpg"><img class=" wp-image-345 alignleft" title="terraria4" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria4.jpg?w=300&#038;h=205" alt="" width="300" height="205" /></a>Ogün Samast vakası bu durumun göbeğine konulabilecek kadar büyük bir örnek teşkil ediyor. İnsanın amacı gibi felsefî bir tartışmadan uzak durmak istiyorum, ama görev bilinçli yaşamın göbeğinde bu tartışmanın izleri hissediliyor. İnsanın amacından çok bireyin amacı gibi postmodern bir tez ortaya atabiliriz. Amaç kelimesi bu noktada çok farklı noktalara çekilebilir elbet. Bu amacı kimi tarihi inceleyerek, kimi astrofizikle dış dünyaları inceleyerek, kimi bulunduğu çevrede yüceltilerek arıyor. Fakat, bu noktada amaçtan ziyade, amacı güdüleyene odaklanmak gerekiyor &#8211; ki ıskaladığımız nokta da bu, sanırım. Ogün Samast örneğine dönelim; Ogün Samast Hrant Dink cinayetini işlerken görevi olan bir &#8220;oyuncu&#8221;ydu. Tab&#8217;e bastığında görev direktiflerinin kutucuklarının hepsi boştu, cinayetten önce. Her oyuncu gibi, görevini tamamlamak adına direktifleri yerine getirdi ve başarılı oldu.</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria3.png"><img class="alignleft  wp-image-344" title="terraria3" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria3.png?w=350&#038;h=262" alt="" width="350" height="262" /></a>Terraria isimli oyun bu yazıyı yazmak için koyulduğum yolun başında duruyor. Oyun kaynak toplama ve bu kaynaklarla mantıklı formülleri üreterek hayatta kalmaya dayanıyor. Bunları bir amaçmışçasına anlatıyorum ama, oyunda zilyon şekilde ölmeyi de kendinize amaç edinebilirsiniz ve bu size kazandığınızdan çok da fazla bir şey kaybettirmez. Yukarıda bahsettiğim üzere, hedefinizi siz belirliyorsunuz ve 2. veya 3. parti kişilerin veya kurumların hedefinizi belirtmesine izin vermiyorsunuz. Size büyük düşmanları olan, her türlü macerayı sunan bir evrende iki oda, bir salon evinizi yapıp bir gün daha fazladan yaşamaya bakabiliyorsunuz ve daha da önemlisi oyun size bunu yapmamanız adına herhangi bir şey söylemiyor. Sizi daha derin maceralara iten şey oyunun defaatle üzerinize yıktığı objektif kutucukları değil de, sizin biraz daha ötesinde ne olduğunu merak etmeniz oluyor.</p>
<p>Varoluşçu bir açıdan oyun sizi özgürlüğün ortasına fırlatıyor ve onunla ne yapacağınıza siz karar veriyorsunuz. Kazmanızla, küreğinizle, baltanızla, dişinizle, tırnağınızla didinmenizin sebebi oyunun size bir şey vaadetmesi değil, onu sezdirmesi oluyor ve bu misyon bazlı oyun sistemlerinin karşısında çok daha hayata yakın ve gerçekçi bir oyun dizgesi sunuyor. Bu basit bir &#8220;Oyunlarda özgürlük ve daha serbest bir dünya!&#8221; çağrısı gibi görünse de, insan psikolojisi ve güdülenme ile temelden alakalı.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğim durumun (oyunlarda görev bilinci) oyunlardaki şiddet ögelerinden daha önemli bir faktöre işaret etmesinin sebebi bu. Şiddet ögelerinin psikopatolojik durumları tetiklemelerinin üzerine gidilmesinden çok daha fazla üzerinde durulması gereken bir sorun bu, fakat perde arkasında kalmaya çok uzun süre boyunca daha mahkum gibi görünüyor. Belki Terraria gibi oyunlar, aksi örnekler sunarak, asıl meselenin ne olduğunu tartışmamızın yolunu biraz olsun açar, kim bilir.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/341/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/341/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=341&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/02/15/oyunlar-gorev-bilinci-ve-terraria/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria1.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">terraria1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">terraria2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria5.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">terraria5</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">terraria4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/terraria3.png" medium="image">
			<media:title type="html">terraria3</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>küçük takım, güzel kaybedenler</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/02/09/kucuk-takim-guzel-kaybedenler/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/02/09/kucuk-takim-guzel-kaybedenler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 14:17:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[beautiful losers]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[leonard cohen]]></category>
		<category><![CDATA[margatania f.c.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.com/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[margatania f.c., 7 yaş altı bir minikler futbol takımı. içinde küçük kız ve oğlanlar oynuyor, daima yeniliyor, ama çok eğleniyorlar. l. cohen&#8217;in beautiful losers&#8216;ı, türkçe&#8217;ye &#8216;görkemli kaybedenler&#8217; olarak çevrilmişti, ama bu durumda &#8216;güzel kaybedenler&#8217; daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Oyunlar &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/02/09/kucuk-takim-guzel-kaybedenler/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=330&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='embed-vimeo' style='text-align:center;'><iframe src='http://player.vimeo.com/video/36136098' width='400' height='300' frameborder='0'></iframe></div>
<p>margatania f.c., 7 yaş altı bir minikler futbol takımı. içinde küçük kız ve oğlanlar oynuyor, daima yeniliyor, ama çok eğleniyorlar. l. cohen&#8217;in <em>beautiful losers</em>&#8216;ı, türkçe&#8217;ye &#8216;görkemli kaybedenler&#8217; olarak çevrilmişti, ama bu durumda &#8216;güzel kaybedenler&#8217; daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.</p>
<blockquote><p>Oyunlar doğanın en güzel yaratılarıdır. Bütün hayvanlar oyun oynar; tüm yaratıkların kardeşliğine ilişkin Mesiyanik görüş de oyun fikrine dayanıyor olmalıdır. (l. cohen)</p></blockquote>
<p>bu ufak ve güzel kaybedenler hakkında toparlayıcı bir adres, <a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/09/en-minik-takim-bizim-takim/">http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/09/en-minik-takim-bizim-takim/</a></p>
<p>miniklerin blog&#8217;u: <em><a href="http://margatania.wordpress.com/">http://margatania.wordpress.com/</a></em></p>
<p>video&#8217;yu (sanırım) türkiye&#8217;ye duyuran: <a href="http://newalaqasaba.wordpress.com/">http://newalaqasaba.wordpress.com/</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/330/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/330/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=330&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/02/09/kucuk-takim-guzel-kaybedenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Deterjanların izinde detektif olmak ya da L.A. Noire</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/deterjanlarin-izinde-detektif-olmak-ya-da-l-a-noire/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/deterjanlarin-izinde-detektif-olmak-ya-da-l-a-noire/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 12:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[l.a. noire]]></category>
		<category><![CDATA[mad men]]></category>
		<category><![CDATA[meta fetişizmi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[şeylerin düzeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.wordpress.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[K. Mehmet Kentel Bu şehirde yağmur hiçbir şeyi temizlemiyor. Hayır, bir sokaktaki kan kendine yol buluyor yağmur sularıyla, başka bir sokaktakine karışıyor. Geniş ve düzenli caddelerin arkasında, kolları kesilmiş cesetler yatıyor. Bir ayyaştan kalan boş şişe, başka bir ayyaşın başında &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/02/07/deterjanlarin-izinde-detektif-olmak-ya-da-l-a-noire/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=290&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>K. Mehmet Kentel</strong><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/5558989089_169d4f3af3_o.jpg"><br />
<img title="5558989089_169d4f3af3_o" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/5558989089_169d4f3af3_o.jpg?w=584&#038;h=389" alt="" width="584" height="389" /></a></em><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/image_l_a_noire-15101-1164_0011.jpg"><br />
</a></p>
<blockquote><p>Bu şehirde yağmur hiçbir şeyi temizlemiyor. Hayır, bir sokaktaki kan kendine yol buluyor yağmur sularıyla, başka bir sokaktakine karışıyor. Geniş ve düzenli caddelerin arkasında, kolları kesilmiş cesetler yatıyor. Bir ayyaştan kalan boş şişe, başka bir ayyaşın başında patlıyor. Bir adam defalarca bıçakladığı karısının çığlıklarını, yağmur sesiyle bastırıyor, Yağmur bittiğinde etrafı saran toprak kokusu değil, kan ve et kokusu oluyor. <span id="more-290"></span>Arabayı durdurdum. Terfiden sonra yeni aldığım takım elbisemin paçalarını yukarı çekerek arabadan indim. Bahçeli bir ev. Etrafta birkaç polis arabası var, üniformalılar olay mahalini çevirmiş. Bahçeyi geçiyorum, içeri giriyorum. Birkaç tanıdık yüz, birkaç klişe kalıp: Olay saati, kurbanın kimliği, şahitler&#8230; Bir yerlere not ediliyor, biliyorum. Salonun ortasında yatan bir ceset, tıpkı öncekiler gibi ve sonrakilerin aynısı. Yanından geçiyorum. Yerde bir cüzdan, yanında açılmış bir ruj, ötede bir gözlük kabı&#8230; Başımı kaldırıyorum, bir tezgah. Kanlı bir ekmek bıçağı duruyor üstünde, yanında yırtık bir zarf var. Önemli olabilir. Tezgahın yanına geliyorum. Elimi zarfa götürecekken, başka bir şey dikkatimi çekiyor. Bir deterjan kutusu. Renkli, havalı bir ismi var, güzelce yazılmış. Elime alıyorum kutuyu, dikkatlice inceliyorum, çeviriyorum, altına, üstüne bakıyorum; yağmur başlıyor o sırada, kimse duymuyor deterjan kutusuyla oynayışımı.</p></blockquote>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-297" title="madmen1" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen1.jpg?w=584&#038;h=261" alt="" width="584" height="261" /></a><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/lanoire_boxart_640x360.jpg"><br />
</a><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/1.jpg"><br />
</a>Bir süredir iki geç kaldığım şeyi bir arada yapıyorum. Yaz sonundan beri, ağır bir tempoda olsa da, severek, <em>Mad Men </em>izliyorum. İkincisi için o kadar da geç kalmış sayılmam -özellikle genel olarak oynadığım oyunların ortalama yaşı düşünüldüğünde- : Yılbaşından beri <em>L.A. Noire</em> oynuyorum. İkincisini oynamaya başlayana kadar farkında olmadığım bir bağ, elbette, bu yazıyı okuyan birçokları için önceden malum olmalı – bu iki yapım sadece çok benzer atmosferleri paylaşmıyor, aynı zamanda Mad Men’in birçok oyuncusu, L.A. Noire’da görüntü ve sesleriyle yer buluyor, buna oyunda yönettiğimiz karakter <em>Cole Phelps</em>’i canlandıran, dizide <em>Ken Cosgrove </em>rolüyle izlediğimiz <em>Aaron Staton </em>da dahil. Birleşik Devletler’in iki sembol kentinde (New York ve, <em>thank you mr. obvious, </em>Los Angeles), birbirine –eh, şöyle böyle – yakın dönemlerde (1960lar ve 1947) geçen Mad Men ve L.A. Noire, en nihayetinde, takım elbiseli adamların hikâyelerini anlatıyor. İster reklamcı, ister detektif olsun, bunlar, takım elbiseli <em>çılgın</em> adamlar.</p>
<p><a style="font-style:normal;line-height:24px;" href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/lanoire_boxart_640x360.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-300" style="border-color:initial;border-style:initial;" title="lanoire_boxart_640x360" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/lanoire_boxart_640x360.jpg?w=584&#038;h=328" alt="" width="584" height="328" /></a><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen3.jpg"><br />
</a><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen4.jpg"><br class="Apple-interchange-newline" /></a></p>
<p>Bu takım elbiselilerin içinde dolanmakta oldukları dünyanın da oldukça benzeştiğini düşünüyorum. Mad Men, &#8216;Amerikan reklamcılığının altın çağı&#8217;nı anlatıyor olabilir, ama L.A. Noire’ın anlattığı hikâyede de o altın çağın nüvelerini bulmak çok mümkün. Hatta, bu yazının iddiası o ki, bu ilişki oyuncunun fark etmesi ‘mümkün’ bir alakadan fazlasını barındırıyor, L.A. Noire’ın oyun dinamikleri, bunun fark edilmesi için özel bir çaba harcıyor.</p>
<p><a style="font-style:normal;line-height:24px;font-family:'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;" href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen4.jpg"><img class="alignleft  wp-image-299" style="margin-top:.4em;border-color:initial;border-style:initial;" title="madmen4" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen4.jpg?w=280&#038;h=182" alt="" width="280" height="182" /></a></p>
<p>Mad Men’deki takım elbiseler, meta kadınların, reklam panolarının, televizyon skeçlerinin, ve yine başka takım elbiselerin arasında dolaşırken; L.A. Noire’daki takım elbiseler ise, evet kafası kolu kopmuş cesetlerin, soyguna uğramış bankaların, hırslı ve hırsız polislerin, ama belki de daha çok yine reklam panolarının ve markalı ürünlerin, yani arabaların, kolaların, deterjanların, sigaraların dünyasında dolaşıyor.</p>
<p><a style="font-style:normal;line-height:24px;text-decoration:underline;font-family:'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;" href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/image_l_a_noire-15101-1164_0011.jpg"><img class="alignleft  wp-image-294" style="margin-top:.4em;background-image:initial;background-attachment:initial;background-color:#eeeeee;border-color:initial;border-style:initial;" title="image_l_a_noire-15101-1164_0011" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/image_l_a_noire-15101-1164_0011.jpg?w=350&#038;h=197" alt="" width="350" height="197" /></a></p>
<p>Kahramanımız bir suç mahaline girdiğinde, etraftaki ipuçlarını fark edebilmek için oyunun bize yaptığı iki güzellik var: Birincisi, müzik değişiyor, etraftaki ipuçlarının tamamını toplayana kadar da o halde kalıyor. İkincisi ve daha elzem olanı, bir ipucunun yanına geldiğimizde, <em>sixaxis </em>titriyor, böylece etrafta <em>elleşmemiz</em> gereken bir şey olduğunu fark ediyoruz. Güzel Türkçemizde o kadar kelime dururken ‘elleşmek’i seçmemin tesadüfi olduğunu düşünmeyin, yaptığımız iş gerçekten de elleşmek, o ipucunu –bir şamdan, gözlük, tabanca vb. – evirip çevirmek oluyor. Zurnanın zırt dediği yer de tam burası işte. Oyun pek çok zaman, ipucu uyarısı yaparak, aslında olayla hiç alakası olmayan çeşitli objeleri elinize almanızı, pardon, <em>elleşmenizi</em> sağlıyor. Ve bu objeler, ekseriyetle, alacalı bulacalı kutularında, renkli ambalajlarında, şekilli marka isimleriyle, çeşitli metalar oluyor. Bir cinayet mahalinde, ağlayan çocuk, şüpheli baba, kanlar içinde bir ceset, cinayet silahı, bir not, ama illa da bir kutu deterjan, dikkatli dikkatli incelediğimiz, elleştiğimiz. L.A. Noire’ın metalarla girdiği bu ilişki tesadüfi mi? Hiç sanmıyorum.</p>
<p>Şimdi söyleyeceklerim, bir oyundan ‘fazlasını okumak’ olarak değerlendirilebilir. Ama biliyorum ki, oyunlar, söylemek istediklerinin ötesini de söylüyor her zaman, yapımcısının ne demek istediğine sığmadan. L.A. Noire’da nasıl ki ‘gerçek’ ipuçları detektiflerimizi suçun kaynağına götürüyor, kendini tüketim toplumunun doğuşuna ve onun en önemli fabrikasyon alanına (Holywood, malum) konumlandıran oyunda detektifler bir yandan da bir başka ‘suç’un delilleriyle oynuyor, onların izinden gidiyorlar, farkında olmasalar da. Ama ‘gerçek’ suçlardan kör olan gözleri, ‘tesadüfi’ (<em>“-hmm, incidental”</em>) buldukları bu delilleri not etmiyor, takım elbiselerinin dünyasında, kimse deterjan kutularından bahsetmiyor. Oysa en büyük suçu, belki de, onlar anlatıyor. Žižek’in dediği gibi, ideoloji gerçeği saklamıyor; ideoloji, suç mahalinde deterjanla kurduğumuz materyal hazzın kendisi. İdeoloji, deterjan kutularının üstünde, cinayet mahallerinin sınırlarını çiziyor, oraları gözlüyor, oralarda detektiflere ve oyunculara yeni hazlar yaratıyor. Herkes orada olduğunu biliyor, herkes elliyor, herkes bir kez şöylece çeviriyor, ama sonra tezgahın üstüne geri koyuyor. Ötesine gitmek gerektiğini herkes biliyor, o ambalaj yırtılsa, o deterjan açığa çıksa, <em>şeylerin düzeni</em> bir kez bozulsa, hiçbir şeyin tesadüfi olmadığı haykırılsa dünyaya&#8230; Oysa her şey çok açık.</p>
<p><a style="font-style:normal;line-height:24px;text-decoration:underline;font-family:'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;" href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen3.jpg"><img class="alignleft  wp-image-298" style="margin-top:.4em;background-image:initial;background-attachment:initial;background-color:#eeeeee;border-color:initial;border-style:initial;" title="madmen3" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen3.jpg?w=279&#038;h=394" alt="" width="279" height="394" /></a></p>
<p>Yerde yatan ceset, asıl <em>tesadüfi </em>olan. Orada oluş sebebimiz o ceset değil; bir kez daha o deterjanı elleyebilmek, bir kez daha o sigara pakedini inceleyebilmek, bir kez daha o gramofonun markasına yakından bakabilmek. Orada oluşlarının bir amacı var, dünyamıza, oyunlarımıza, cinayet sahnelerimize belli bir mantık içinde, belli bir düzende, o düzenden haz duymamızı sağlayacak biçimde yerleştiriliyorlar. Ve onlarla hazzın ötesinde, refleksif bir ilişkiye girmeden, onların sosyal gerçekliğini yeniden düzenlemeden, en önemlisi de, onların orada oluşunun ‘tesadüfi’ olduğunu –öyle olmadığını bilsek bile- vurgulamaktan vazgeçmeden, yani hikâyelerini anlatmadan, -bilmediğimiz değil, &#8216;tesadüfi&#8217; olarak nitelendirdiğimiz- üretim ilişkilerini yeniden görünür kılmadan, oyunun içinde kalmaya mahkumuz. Ve biliyoruz ki, bu oyunun içi, o kadar da iyi değil. Temelleri bahsi geçilen yıllarda atılan bu oyunlu, şakalı, eğlenceli, <em>çılgın</em> kapitalizm dünyasından kurtulmak için, tesadüf ilişkilerinin yeniden tanımlandığı, şeylerin düzeninin yıkıldığı oyunlar gerek &#8211; L.A. Noire&#8217;ın sixaxis&#8217;e gönderdiği titreşimler bana bunun çağrısı gibi geliyor, haksız mıyım?</p>
<p><a href="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/2.png"><br />
<img title="2" src="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/2.png?w=584&#038;h=328" alt="" width="584" height="328" /></a></p>
<p><em>Yabancılaşma – Biliyorum dinlediğim aşk şarkısında ya da ezberlediğim şiirde, tuttuğum kağıt parada ya da girdiğim dükkanda, göz attığım posterde ya da dergideki satırlarda. İnsan ‘varlık sahibi’ olarak tanımlandığı anda biliyorum ki yabancılaşma orada, insanı, varlığından mahrum bırakarak&#8230; (Henri Lefebvre)</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/290/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=290&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/deterjanlarin-izinde-detektif-olmak-ya-da-l-a-noire/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/5558989089_169d4f3af3_o.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/5558989089_169d4f3af3_o.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">5558989089_169d4f3af3_o</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/5558989089_169d4f3af3_o.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">5558989089_169d4f3af3_o</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">madmen1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/lanoire_boxart_640x360.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">lanoire_boxart_640x360</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">madmen4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/image_l_a_noire-15101-1164_0011.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">image_l_a_noire-15101-1164_0011</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/madmen3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">madmen3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fareleroyunda.files.wordpress.com/2012/02/2.png" medium="image">
			<media:title type="html">2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>(nihayet) oyunlarda anlam arayışları, fareler oyunda bünyesinde, tekmili birden!</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/nihayet-oyunlarda-anlam-arayislari-fareler-oyunda-bunyesinde-tekmili-birden/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/nihayet-oyunlarda-anlam-arayislari-fareler-oyunda-bunyesinde-tekmili-birden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 04:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[fareler]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlarda anlam arayışları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.wordpress.com/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[mehmet&#8217;in 2007-2009 yılları arasında oyungezer&#8217;de yazdığı oyunlarda anlam arayışları köşesi, ilk kez (ve sonunda), fareler oyunda  bünyesinde, toplu halde ulaşılabilir hale geldi. çünkü&#8230; &#8220;daha önce birkaç denemem olmuştu tüm anlam arayışları yazılarını tek bir yerde toplamak konusunda, ama sanırım bu yazılar hiçbir yeri kendilerine ait hissetmemişlerdi. fareler &#8230; <a href="http://fareleroyunda.com/2012/02/07/nihayet-oyunlarda-anlam-arayislari-fareler-oyunda-bunyesinde-tekmili-birden/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=313&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>mehmet&#8217;in 2007-2009 yılları arasında oyungezer&#8217;de yazdığı <em>oyunlarda anlam arayışları</em> köşesi, ilk kez (ve sonunda), <em>fareler oyunda </em> bünyesinde, toplu halde ulaşılabilir hale geldi. çünkü&#8230;</p>
<blockquote><p>&#8220;daha önce birkaç denemem olmuştu tüm <em>anlam arayışları</em> yazılarını tek bir yerde toplamak konusunda, ama sanırım bu yazılar hiçbir yeri kendilerine ait hissetmemişlerdi. <em>fareler oyunda </em>yeni bir şey, yeni bir sesi var; ama ilhamının bir kısmını 2 senelik <em>anlam arayışları </em>denemesinden alıyor. o yüzden, sonunda, yerini buldu sanırım, <em>anlam arayışları.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>tüm yazılar http://farelerveanlamlar.wordpress.com&#8217;da. tek bir <a href="http://farelerveanlamlar.wordpress.com">tıkla</a>.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/313/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/313/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=313&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/02/07/nihayet-oyunlarda-anlam-arayislari-fareler-oyunda-bunyesinde-tekmili-birden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>This is Aperture</title>
		<link>http://fareleroyunda.com/2012/01/28/this-is-aperture/</link>
		<comments>http://fareleroyunda.com/2012/01/28/this-is-aperture/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 02:16:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fareleroyunda</dc:creator>
				<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[nightmare before christmas]]></category>
		<category><![CDATA[portal]]></category>
		<category><![CDATA[this is apperture]]></category>
		<category><![CDATA[tim burton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fareleroyunda.wordpress.com/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[Portal 2&#8242;de yapılmış bir &#8220;Nightmare Before Christmas&#8221; uyarlaması. &#8220;This is Aperture.&#8221; Tim Burton git gide eskirken, eskilerine yeni gözlerle bakmakta hiçbir sakınca yok.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=282&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fareleroyunda.com/2012/01/28/this-is-aperture/"><img src="http://img.youtube.com/vi/JZIVmKOdrBk/2.jpg" alt="" /></a></span>
<p>Portal 2&#8242;de yapılmış bir &#8220;Nightmare Before Christmas&#8221; uyarlaması. &#8220;This is Aperture.&#8221; Tim Burton git gide eskirken, eskilerine yeni gözlerle bakmakta hiçbir sakınca yok.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fareleroyunda.wordpress.com/282/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fareleroyunda.wordpress.com/282/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fareleroyunda.com&amp;blog=28205123&amp;post=282&amp;subd=fareleroyunda&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fareleroyunda.com/2012/01/28/this-is-aperture/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/eebfd556e4e0f586dc4943a9cc46511b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fareleroyunda</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
